Yeni Öykü: “Beşler Bom!”

kayis-baldur

Merhaba,

Kayıp Rıhtım Aylık Öykü Seçkisi‘nin 7. yıl özel sayısında tema “Türk Mitolojisinin Unutulanları” idi. 13 yazar, 13 çizer, 13 de mitolojik yaratık vardı. Bu özel sayıda Kayış Baldur adlı canavarı anlattım. Aslı Ekim de harika bir illüstrasyonla öyküme eşlik etti.

“Beşler Bom!”u Öykü Seçkisi üzerinden okumak için buraya, Kule üzerinden okumak içinse buraya tıklayabilirsiniz.

“Sonra sokak lambaları yandı. Tane tane. Artık, biraz daha oynayalımcılar bile evlerine dönmüştü.

O dönmedi. Tüm bunlar da onunla alakalı.”

Keyifli okumalar!

kayis-baldur-asli-ekim

(Çizim: Aslı Ekim)
Görsele tıklayarak resmi büyütebilirsiniz.

Devamı

“Mikrodalgada Bebek Mırıltıları” Post Öykü’de!

Post-Oyku-2.4-ust

Merhaba,

Post Öykü‘nün Mayıs-Haziran 2016 tarihli son sayısında yeni bir öyküm yayınlandı: “Mikrodalgada Bebek Mırıltıları“.

Atlas, Çanak Anten Nedir Bilmiyordu‘dan sonra Post’ta yayınlanan ikinci öyküm. O yüzden oldukça değerli. Post’u çok seviyorum, öykü üzerine kafa yoran samimi bi yapım. Umarım siz de sever ve en az benim kadar mikrodalgalara tuhaf bakarsınız.

“Bir flaş çaktı. Fırının kapağını açıyor, hafif kızarmış bebeğin üstüne ince uçlu bir fırçayla sos sürüyordum. Hayır, lütfen. Bu delilik benim değil, onundu. Hâlâ bana bakıyordu. Bakışlarının ucunda bir kusmuk birikintisine dönüşene kadar kustum.

Bu delilik benim değildi ve işte bunu da böylece ispat ettim. Sonsuza kadar kusmaya devam ederek.”

Post 2.4’e ulaşabileceğiniz noktalar hakkındaki bilgiler burada.

Yakında görüşmek üzere!

Post-Oyku2.4

Devamı

Yeni Öykü: “Bir Cikletin Tanrısı”

marsi9ön-ust

Yaklaşık bir yıl sonra Marşandiz‘in Kaşıkadası Zombileri Özel Sayısı ile geri döndük.

Makinistler olarak Kaşıkadası’nda geçen zombi hikâyeleri anlattık. “Bir Cikletin Tanrısı” adlı öykümle Kaptan Kanca ve kızı Beril’in misafiriydim. Üzerinde oynamaya çokça zaman bulduğum, keyifli ve biraz da sancılı bir öykü oldu.

“Sudan çıkıp ciklete kafa üstü dalan balıklar, Beril'in küçük dünyasının nadide misafirleri olur. Balık son nefesini verene kadar sakızı muhafaza ve müdaafa eder. Tutulan boyunlar ya da eksik kalan soluklar hiç önemli değildir. Öyle anlarda Beril, yarattığı dünyanın tanrısı olur.”

Marşandiz Fanzin #9‘a buralardan ulaşabilirsiniz.

Bizi yalnız bırakmayın!

Devamı

Eski Öykü: “Yıldız Yağmurunda Bacak Araları”

Merhaba,

Marşandiz #9‘un yaklaştığına inanmak istediğimiz şu günlerde, Şubat 2014 tarihli bu öyküyü Kule’ye taşımak istedim. Kendisini ilk olarak Marşandiz Fanzin #5‘te görmüştük.

“Yeterince hızlı koşarsam geç olmadan onu bulabileceğimi düşünüyordum. Yeterince hızlı koşmak bu yaşlarda çok fazla sorunun çözümüydü, bu süper gücün birkaç yıl içerisinde değerini yitireceğini o zamanlar bilmiyordum. Koştum.”

Sevdiğim işlerden birisi. Benim için nostaljik bir yolculuktu.

Öyküye buradan ulaşabilirsiniz.

Teşekkür ederim.

Devamı

Eski Öykü: “Körkütük Yarasa Karası”

Merhaba,

Marşandiz Fanzin‘in 4. sayısında yer bulan Körkütük Yarasa Karası adlı öykümü artık buradan da okumanız mümkün.

“Gökyüzünden kürtajlanan güneşler nereye giderdi?”

Bir vakit ciddi ciddi düşündüğüm bi soruydu bu. Daha rahat yazabildiğim günlerde, tuhaf bir şekilde cevap vermişim.

Öyküye buradan ulaşmanız mümkün.

İyi okumalar.

Devamı

“Atlas, Çanak Anten Nedir Bilmiyordu” Post Öykü #7’de

post-yedi-ust

Merhaba,

Post Öykü şu sıralar devam eden öykü dergileri arasında beni en çok heyecanlandıran işlerden biri. Kasım – Aralık 2015 tarihli 7. sayılarıyla ikinci yıllarına başladılar. Tuhaf ama bu sayıda benim de bir öyküm var.

“Atlas, Çanak Anten Nedir Bilmiyordu” yazması keyifli bir hikâyeydi. Bazı hisleri yeniden hatırladım, bazı hislerin üstünü çizdim. Bitirdiğimde sahalara yeniden dönmüş gibi hissediyordum.

“Sen rahat rahat çizgi film izle diye ben o anteni, o kör çatıda tek ayak üstünde saatlerce tuttum geceleri. Güneş battıktan sonra çizgi film izleyebilecek kadar zengindin. Ben hiç geceleyin çizgi film izlemedim.”

Post Öykü‘ye ulaşabileceğiniz noktalar burada.

Keyifli okumalar!

post-yedi

Devamı