Ay’daki Adam: Andy Kaufman | İnceleme

http://i685.photobucket.com/albums/vv220/DarLyOpuS/andy3.jpg

Merhaba,

Andy Kaufman’ı tanıyan var mı? Kimileriniz onu Amerikan şov dünyasından, kimilerinizse “Taxi” dizisinde canlandırdığı Latka karakterinden hatırlıyor olabilirsiniz. Ya da belki de sadece izlediğiniz “Man on the Moon”daki sıradan olmayan adamdır. “O” adamdır. Yaptığı işe, dünyasına şapka çıkartılacak “O” adam.

Andy bir komedyen. Amacı insanları güldürmek olmayan bir komedyen. Aslında onu tanımlayacak bir sözcüğün tam olarak varlığından emin olamadığım için, komedyen demeyi uygun gördüm. Niyeti güldürmekten fazlası. İzleyenleri şoka uğratmak. Gerçeği sorgulatmak. Her şeyin bir illüzyon olabileceğini hatırlatmak, ölümün bile. Nefreti, saygıyı, sevgiyi, umudu ve güldürüyü aynı bedende toplayabilen bir ilah.

Andy Kaufman, insanı kendi ölümünden bile şüpheye düşürebilecek bir insan. “Acabalar…”ın adamı.

Milos Forman’ı muhtemelen “Amadeus (1984)”, “One Flew Over the Cuckoo’s Nest (1975)” ya da “Horí, má panenko (1967)” gibi filmlerden tanıyorsunuzdur. Yine de bu zamana kadar Forman dendiğinde benim aklıma Guguk Kuşu geliyordu pek çoğunuz gibi. “Man on the Moon” bu akışı tamamen yıktı diyebilirim. Forman filmleri içinde, benim için hayli özel bir yere aniden yerleşiverdi.

Kadroda Jim Carrey’yi görüp de, “Niyet ettim Carrey aşkına, keyifli bir komedi filmi izlemeye!” diyenleri fena halde yamultuyor Ay’daki Adam’ımız. Jim Carrey’nin güldüren mimiklerinin ardında, bana kalırsa büyük bir dramı da ne kadar başarıyla oynayabileceğinin ışıkları saklı. Carrey’nin oyunculuğundan bir “The Truman Show” ya da “Eternal Sunshine of the Spotless Mind” tadı almanız olası. Kaufman rolü için Edward Norton adı da anılmış; ama ben kendi adıma rolün Carrey’ye düştüğüne çok sevindim. Zaten Forman’ın da Jim için bir röportajında belirttiği, rolünü gerçekten yaşadığına dair yerinde bir yorumu da mevcut.

http://i685.photobucket.com/albums/vv220/DarLyOpuS/Andy1.jpg

En küçük figüranından, zirvedeki isimlere kadar her oyuncunun özenle seçildiği ve aşkla oynadığı “Man on the Moon” için söylenecek çok fazla söz var. Oyuncu seçimindeki titizliği görebilmeniz için örnek vermem gerekirse, filmde geçen “Taxi” dizisi sahnelerinde, dizinin orijinal oyuncu kadrosunun neredeyse tamamen korunduğundan bahsetmemek büyük günah olacaktır. Ayrıca filmdeki oyunculardan birisinin zamanında Andy Kaufman ile de kavga eden ünlü ağır sıklet güreş şampiyonu Jerry Lawler olduğunu da belirtmem gerek (tabii ki güreşçi rolünde).

Yeniden Andy’ye dönmek istiyorum. Kendisini “Cinsiyetler Arası Güreş Şampiyonu” olarak ilan etmiş o adama. Yerinden kalkmadan ekrana kilitlenen seyirciye duyduğu öfkesi, yaşama sevinci ve bir şeyleri değiştirme arzusunun arkasındaki cesareti… Özellikle cesareti… “El âlem ne der?”den çok, “İnsanları tepki vermeye nasıl zorlarım?”ın peşinde olması…

Öyle ki kendisinden büyük bir stand-up gösterisi beklenirken oturup sayfalarca Fitzgerald’dan “The Great Gatsby”i okuyabilmiş bir isimdir o.

Andy’nin dünyayı ciddiye almamalıyız tavrı, hayatınıza yön verebilir. Bazı düşüncelerinizin yönünü değiştirebilir ve daha sağlıklı hissetmenize sebep olabilir. Gerçek bir biyografi/dram ve oyunculuk şöleni izlemek isteyenlere, “Man on the Moon” ilk önerim olacaktır. “Bu filmde Andy Kaufman’a mı hayran oldun, Jim Carrey’ye mi?” derseniz de… sanırım cevabım: “İkisi de!”.

http://i685.photobucket.com/albums/vv220/DarLyOpuS/andy2.jpg

Ayrıca filmin tüm müziklerini R.E.M’in yaptığını belirtmek lazım. Filmle aynı adı taşıyan “Man on the Moon” parçasına özellikle dikkat etmenizi öneririm:

“If you believed they put a man on the moon, man on the moon.

 If you believe theres nothing up my sleeve, then nothing is cool.”

Senaryodaysa Scott Alexander ve Larry Karaszewski ikilisini görüyoruz. “Ed Wood” ve “The People vs. Larry Flynt” gibi başarılı biyografi temalı filmlerden yahut “1408” adlı bir Stephen King öyküsü uyarlamasından aklınıza çalınacaktır bu isimler.

Seyrettikten sonra bir an durup uzun uzun düşüneceğiniz ve ardından Andy için kadeh kaldırmak isteyeceğiniz “Man on the Moon”u izlemek için vakit kaybetmeyin.

Bir Yorum Yap