Dilek Şurubu | İnceleme

Merhaba Sevgili Fantastik Severler!

Bugün sizlere Bitmeyecek Öykü ve Momo gibi başyapıtların yazarı Michael Ende’nin Dilek Şurubu adlı kitabını inceleyeceğim. Öncelikle Michael Ende’nin herhangi bir kitabına “çocuk kitabı” sıfatı yakıştırmak büyük bir ayıptır. Çünkü Bay Ende’nin kitaplarında fantazyanın sonsuz sınırları zorlanır ve oldukça evrensel temalar işlenir. Bu engin sınırlar size yeniden çocuk olmayı hatırlatır mı bilemem, ancak kesinlikle emin olduğum tek şey Michael Ende okumadan ölünmemesi gerektiği…

Gelelim kitaba. Kitap Kabalcı Yayınevi’nden çıkmış ve 200 sayfa. Sayfalarda mavi renkli puntolar kullanılmış. Zaman zaman da sayfa aralarına sıkıştırılmış renkli çizimlere rastlıyoruz. Bu çizimler tasvirleri kuvvetlendirdiği gibi, göz zevkinizi de geliştirecek nitelikte. Kitabın çevirisi Leman Çalışkan’a ait. Kuşkusuz onun emeği de kitabı mükemmelleştiren öğelerin başında geliyor. Çünkü kitapta geçen bazı büyülerin çevirisini becerebilmek ciddi anlamda yetenek istiyor.

Kitabın ana kahramanları iki sevimli hayvan. Kedi Fellahoğlu Fellah ve karga Yakup Sarsak. Bu iki hayvan, hayvan şura tarafından görevlendirilmiş ajanlar. Kitabın kötü karakterleri İblis Şarlatan ve Zalime Vampirsoy.

İblis Şarlatan, yıl boyunca yapması gereken kötülükleri tamamlayamadığı için zor bir durumda. Ve yeni yılın çanları çalmaya başladığında, kendisi cehennemin dibini boylamak üzere alınıp götürülecek. Son bir vurgun yapmayı planlarken teyzesi Zalime Vampirsoy’un ziyaretiyle işler karışır… Teyzesinin de onunla aynı durumda olduğunu öğrendiğindeyse, iki tarafta kendi çıkarlarını koruyacak bir anlaşma yaparlar. Vakitleri azalırken onlar büyülü Dilek Şurubu tarifiyle tüm sıkıntılarını giderebilecekleri kanısındalar.

Ancak ayakta uyuttuklarını sandıkları ajanlar, Fellah ve Yakup durumun oldukça farkındalar. Sözde efendilerine sezdirmeden şurubu etkisiz hale getirmenin yolunu aramaya başlarlar. Ancak bu iki usta büyücü karşısında ne gibi bir şansları olabilir ki?

Olaylar kimi yerlerde o kadar karışıyor ki ajanlar Aziz Silvester’dan yardım almak zorunda kalıyor. Silvester her yıl, yılbaşı çanlarını çalan önemli bir karakter. Ve bu sefer çanlar, eşsiz bir maceranın sonucunu ve aynı zamanda dünyanın kaderini etkileyecek güçte.

Denir ki… Michael Ende’nin hayal dünyasına girebilen kişi, onun sihirli çekim gücüne karşı koyamazmış; üstelik hayallerin iyileştirici bir etkisi olduğunu da iddia edilir. Dilek Şurubu bize bir kez daha iyilerin her zaman kötülere karşı güçlü olduğunu gösteriyor.

İyi sihirler.

Bir Yorum Yap