Medyum | İnceleme

Medyum için hiç çekinmeden, Stephen King’in kaleminden okuduğum en has gerilim romanıdır diyebilirim. Kitap klasik ‘hayaletli otel’ kurgusunun, King tarzıyla harmanlanmış hali.

“Her otelin bir hayaleti vardır.”

Torrence ailesi kışları hizmete ve ulaşıma kapalı, en yakın yerleşim yerine oldukça uzakta ikamet eden ve yöre halkının da pek sevmediği bir otel olan Overlook’a, Jack Torrence’sın işi nedeniyle taşınırlar. Jack eski bir alkol bağımlısıdır ve önceki işinden de bu nedenden doğan şiddet eğilimi nedeniyle uzaklaştırılmıştır. Kışın hizmet vermeyen Overlook’ta bakıcı görevi üstlenmek ilk fırsatta oldukça iyi bir işmiş gibi görünmüştür. Jack bu otelde yarım kalan oyununu tamamlayacak zamanı ve bozulan sinirlerini düzeltebileceğini ummaktadır.

Jack’ın karısı Wendy’de Overlook mağdurlarından birisidir. Güçlü yapısına rağmen bazı kötü şeylerin annesinden kendisine geçtiğine inanmaktadır.

Ve Danny Torrence… Kitabımızın ana kahramanı. Henüz beş yaşında olan Danny’nin ‘ışıltı’ adı verilen bir yeteneği vardır. Bu yetenek kuşkusuz Overlook’un hayaletlerini harekete geçiren ilk olgudur. Çünkü bu ışıltı zaman zaman zihin okuma ve görülmemesi gereken şeyleri görmek gibi durumlara yol açmaktadır. Tıpkı 217 numaralı odadaki ölü kadın gibi.

Danny düşsel arkadaşı Tony’nin uyarısına rağmen, ailesiyle birlikte Overlook oteline gelmek zorunda kalmıştır. Eskiden, kaybolan eşyaların yerlerini gösteren ‘dostu Tony’ şimdiyse Overlook’un karanlık güçlerini sergilemekten hiç çekinmemektedir.

Kitaptaki önemli bir diğer karakterse Hallorann’dır. O Overlook’un aşçısıdır.Aynı zaman da az da olsa ışıltıya sahip bir kişidir. Danny ile kısa sürede dost olmuş ve ona otelin bazı bölümlerine uğramaması gerektiğini hatırlatmıştır. ‘Otel’ hakkındaki yorumu aşağı yukarı: “Işıltıya sahip insanlar kimi zaman olacak şeyleri görürler, ama kimi zaman da olmuş şeyleri görürler. Kitaplardaki resimler gibidir bunlar,” şeklindeydi. Başka bir açıklamasındaysa “Nedenini bilmiyorum ama burada olan bütün kötü şeylerin izi kalmış,” şeklinde konuşmuştur.

Otelin hizmete kapanması ve kışın ilk karlarıyla otelde yapayalnız kalan Torrence ailesi, Overlook otelinde yaşamaya başlamışlardır. Jack bir yandan oyununu yazarken, diğer yandan da otelin bakımı, kazanın kontrolü gibi rutin işlevleri yerine getirmektedir. Eski alışkanlığı olan alkolse zaman zaman aklını çelmeye çalışsa da karısı ve çocuğu Danny’i düşünerek bu isteği kafasından çıkartmaya çalışmıştır. Kitabın ana kahramanı olmamasına rağmen üstünde bu kadar durmamın nedeniyse Jack Torrence’ın düşünce şekli ile, bir zamanlar alkol bağımlısı olan Stephen King’in düşünce sisteminin aynı olmasıdır. King, sadece yaşayanların bilebileceği şeyleri eşsiz bir üslup ile dile getirdiği için Jack karakteri ben de apayrı bir yer edindi.

Karların otel ile dışarıdaki yaşantının arasındaki bağı koparmasıyla Overlook canlanmaya başlar. Bu canlanmalardan en çok ilgimi çekense Edgard Allan Poe’nun ‘Kızıl Ölüm’ adlı hikâyesine olan göndermedir. Kızıl Ölüm bir maskeli balo sırasında onca maske arasında baloya sızmış ve en sonunda herkesi öldüren bir hastalıktır. Ne yazık ki balo da otelimizin olmazsa olmaz korku unsurları arasında yerini almakta.

Daha önce yaşanan kötü şeylerin izini asla unutmayan otelin tarihi oldukça kanlıdır. İntiharlar, mafya babalarının birbirlerinin beyinlerini uçurmaları, Rok sahasında geçirilen kalp krizleri… Jack bir ara bu kanlı geçmişi yazıya dökerek hayatının kitabını yazmak istese de otelin canlanması birçok şeyi değiştirmiştir.

Danny ailesini bir arada tutmak için gördüğü bazı şeyleri saklamaktadır. Annesi Wendy’nin ise zaten tek düşüncesi oğludur. Böylece geriye zayıf halka olarak sadece Jack Torrence kalıyor. Otel Jack’ı ele geçirerek, ailesine karşı kullanmaya başlar. Overlook’un hayaletleri ve bizzat otel tarafından kontrol edilen aile babası Jack sizlere eşsiz bir gerilim yaşatacak.

Kitap 383 sayfa. Kapaktaysa ana kahramanımız Danny’i görüyoruz. Korku öğelerinin bolluğunun yanında, ruhsal portrelerin de ağır bastığı başarılı bir gerilim romanı Medyum.

Çekinmeden söyleyebileceğim tek şeyse; bu kitabı okuyan kişi Stephen King okumaya mutlaka devam edecektir.

İyi okumalar.

Bir Yorum Yap