Üç’ün Çekilişi | İnceleme

Kara Kule serisi Stephen King’in ‘fantastik’ anlamda kaleme aldığı tek seridir. Üç’ün Çekilişi’yse destansı bir öykü dizini olan Kara Kule serisinin ikinci kitabıdır.Bu kitap aynı zamanda daha önce “3’ün Çizgileri” adıyla İnkılap Kitapevi’nden çıkarılmıştır.

Roland bir silahşordu, bir şövalyeydi. Dünyayı sevgi ve ışık içinde tutmakla yükümlü şövalyelerden biriydi.

Kara Kule’nin ilk kitabı Silahşor, Siyahlı Adam’ın tarot kartlarını açmasıyla bitiyordu. Roland’ın geleceğinde: Tutuklu, Gölgelerin Kadını ve Ölüm okunuyordu.

Batı Denizi kıyısında uyanan Roland karşısında her biri ayrı zamanlarda New York kentine açılan üç kapı görür. Roland, Kara Kule’ye ulaşmak için bu kapılardan üç kişiyi kendi zamanına çekmek zorundadır.

Çeşitli tehlikelerle dolu batı sahilinde Silahşor’un ilk kapısı 1978 yılı New York’una açılır. Roland bu kapıyla Eddie Dean adlı eroin bağımlısıyla tanışır. O tutukludur. Eddie gümrük kapısından uyuşturucuyla geçmek üzereyken Roland’ın planı hayatını kurtarır. Onun çekilmesi sürecinde anlatılanlar bana göre kitabın en heyecanlı kısımlarından ilkiydi.

Kısa zamanda kaynaşan Eddie ve Roland’ın ikinci kapıya doğru yönelirler. Bu kapı 1964 yılına açılmaktadır. Çekilecek kişi ise ‘Gölgelerin Kadını Odetta/Detta Holmes’dir. Odetta/Detta diyorum, çünkü gölgelerin kadını bacaklarını kaybettikten sonra bir kişilik bölünmesi yaşamakta. Detta onun kötü hali de diyebiliriz. Ve kitaba heyecan katan noktalardan birisi de bu kişilik bölünmesi sırasında yaşanan çatışmalar. Roland ve Eddie’nin –özellikle Eddie’nin- kadını zaptedip üçüncü kapıya ulaşmaları önceki seferden oldukça zorlu geçiyor.

Üçüncü kapı 1977 yılına açılıyor. Son çekilen kişiyse bir katil: Jack Mort. Ve bu kişi ne yazık ki Roland’ın çektiği son kişi. Bu sefer olaylar diğerlerinden çok daha farklı bir şekilde gelişiyor. Jack Mort’un Odetta’yla olan bağını şaşkınlıkla okuyoruz. Hatta bu bağ dahilinde ilk kitapta Roland’ın dünyasına esir düşen Jake’e bile rastlıyoruz.

Kitap damakta enfes bir tat bırakarak sonlanıyor. Stephen King gibi bir ustanın eline yakışacak tarzda bir roman. Seri Çorak Topraklar adlı kitapla devam ediyor…

Bir Yorum Yap