Yaratık | İnceleme

Yaratık kitabını ilk elime aldığımda her Stephen King kitabında olduğu gibi bir ürperti kapladı içimi. Kabuslar göreceğinizi bile bile bir kitaba başlamak, dışarıdan gelen yağmur sesi ve rüzgarın fısıltısıyla eşsiz bir tat olabiliyor çoğu kez.

Yaratık kitabının beni yanıltmadığı bir korku ritmiyle ilerlemesine çok sevinmiştim. Ta ki kitapta geçen inanılmaz yazım hataları ve eksik satırları görene dek. Kitabı alalı 9 yıl olmasına rağmen İnkılap Kitapevi’nin böyle hatalar yapmasına inanamadım. Sanırım siz okuyuculara olacak ilk tavsiyem 1998 İnkılap Kitapevi baskısını almamanız olacak. Gerçi Altın Kitaplar’ın yeni basımlarında böyle hatalar olmadığını sanıyorum, ama siz gene de dikkatli olun derim.

1998 kapağını Akbabalar, çakallar, son derece zehirli örümcekler, yılanlar, fareler ve minik Kirsten’in oyuncak bebeği süslüyor. Kapaktaki özeni keşke metinde de göstermiş olsalardı diyerek, geleliyorum kitabın konusuna… Lanetlenmiş bir hayalet kasaba fikri çoğu zaman sıradan gelse de, yazar Stephen King olduğu zaman işlerin nasıl değiştiği çok güzel kanıtlanmış bu kitap. Jackson ve karısı, Carver ailesi ve bir Harley motosikleti üzerinde seyahat eden orta yaşlı ünlü yazar Johnny Marinville, Yaratık kitabının şansız karakterlerini oluşturuyor.

Karakterlerin geçmişleri ve kişilikleri oldukça başarılı işlenmiş. Hele öyle bir karakter var ki, genç David Carver size hayatınızda radikal kararlar almanıza neden olabilecek bir inanç sınamasına giriyor. Tanrısal güçle kötülüğün çarpışmasında, Stephen King’in yarattığı mucizevi kabuslar başınızı döndürecek!

Genç David’in bildiği ve bildiği için de korktuğu güçler kitabın başında sanıldığından çok daha büyük. Dev yapılı polis Collie Entragian, kitabın görünen kötü karakteri. Çölün ortasında ki 50 Numaralı Kara Yolu’nda arabanızın plakası çalınmış, veya lastiğiniz patladıysa işiniz bitmiş demektir.

Kapatılmış maden Çin Çukuru’ysa tüm kabusun kaynağı. Dünyanın yaratılmasından bile eski olduğu söylenen karanlık güçler, ‘gözlere benzeyen delikler’ halinde insanların vücutlarına egemen oluyor ve çöl hayvanları üzerinde tartışmasız bir kontrol sağlıyor. Tüm bunlar Desparation’u yok oluşun eşiğine getirirken, Tanrı tarafından görevlendirildiğine inanan genç Carver, hem kötü güçleri sonsuza kadar toprak altında bırakmak, hem de ailesi ve dostlarını bu lanet olası kasabadan uzaklaştırmanın derdine düşüyor.

Kitapta beğendiğim bir ikinci karakter ise orta yaşlı yazar Johnny. Gidip gelen değişken yapısı, en sıkıntılı anlarda bile takındığı bilmiş eda, inançsızlığı ama sonunda da en büyük adımı atması, onun hakkındaki tüm olumsuz düşünceleri silip atıyor okuyucunun aklından.

Aslında her karakter kendisinden bir şeyler bırakarak ayrılıyor Desparation’dan(nasıl bir ayrılık olduğunu açıklamayacağım tabii ki). Ancak en büyük fedakarlık David Carver ve Johnny Marinville’den geliyor diyebiliriz.

Desparation kasabasında korkunç olaylar gerçekleşmektedir. Ve bir grup insanın yaşamak için verdiği mücadele, fikir çatışmaları, Tanrı inancının büyüklüğü ve kesintisiz bir korku dalgası sizi kitabın kabusvari havasına hapsedecek. Kurtulmak içinse tek yapabileceğiniz sayfaları çevirmek ve kitabın fedakarlık dolu sonuna ulaşmak olacaktır.

Bir Yorum Yap