Yeni Öykü: “Rüya Prensesi Amca’nın On Ölüm Şarkısı”

Merhaba,

Yine geç kalmış bir güncellemeyle buradayım. Haziran 2018 ile birlikte Kayıp Rıhtım Aylık Öykü Seçkisi, 9. yaşına girdi.

Özel Sayı geleneğini bozmadık ve bu sefer de tarihin acımasız çarklarına nişan aldık. Charles Hébé ve onun mitolojik (ama bir o kadar da gerçekçi) kahramanı Rüya Prensesi Amcaya adanmış büyülü bir sayıyı geride bıraktık.

9 sene, her ay, hiç ara vermeden dönmeyi başaran bu çarklara çok şey borçluyum.

Diyetimi “Rüya Prensesi Amca’nın On Ölüm Şarkısı” adlı öyküyle ödemeye çalıştım.

Buradan okumanız mümkün.

Ruhu bedenden kaçırmak zor iş. Zaman alıyor.

Keyifli okumalar dilerim.

Devamı

Yeni Öykü: “Çiftlikte Abrakadabra”

Merhaba,

Marşandiz Fanzin, #14 ile beşinci yaşını kutluyor. Bu kızıl partide benim de bir öyküm var: “Çiftlikte Abrakadabra”

Yazarken gittikçe ağırlaştığımı hissediyorum. Kelimeler, cümleler. Zaman alıyor. Bir çiftlikte, normal ve anormal hakkında düşünmek ormanları yıpratabiliyor.

Her zaman başka planlar vardır.

“Çiftlikteki yangına başsız bir tavuk sebep oldu. Oradan oraya koşturan hayvanın kahramanlığını kimse yazmadı. Önce kümes, sonra ahır, ardından da tüm arazi. Görülebilecek en komik yangındı. Yani, ben gördüğümde güldüm. Cayır cayır.”

Kafasız tavukların koşabilmelerine imreniyorum.

Marşandiz Fanzin‘in 14. sayısına buralardan ulaşabilirsiniz. Eğer elinize geçerse lütfen haber verin.

Keyifli okumalar!

Devamı

“Bin Kunduz Mahşeri” Dünyadan Çıkış Yolları #3’te!

Merhaba,

Dergilerden uzak kalalı mevsimler oluyor. Bu kötü. Dünyadan Çıkış Yolları da benim gibi, aylar sonra yeni sayısıyla raflarda oldu. Yeni tasarımıyla.

Benim tasarımım aynı.

Bin Kunduz Mahşeri’nin pek çok şeyi bitirdiğini ve pek çok şeyi de yeniden başlattığını düşünüyorum. O yüzden, benim adıma önemli bir öykü.

“Bunları ön patilerinden tavana asılmış bir köpeğin hayaletinden dinliyorum. Adı Avarel. Onu ciddiye alabilmem için gökyüzünden şapka yağması gerekiyor.”

Dünyadan Çıkış Yolları’yla birlikte yürümek güzeldi. Çünkü dünyanın son günü ve şapka yağıyor. Siz de davetlisiniz.

Dergi hakkında gelişmeleri buradan takip edebilirsiniz.

Şimdiden herkese keyifli okumalar.

Devamı

Yeni Öykü: “Seni Hatırlayacağım Donald Amca”

Merhaba,

Marşandiz Fanzin‘in yeni sayısında (#13) bir öykümle ben de varım. Yeni sayı Kasım 2017‘de çıktı. Ama hâlâ raflarda bulunabiliyor. İstikrar diye buna derim.

Havuzlarda ördekler olabiliyor. Bunlar bazen birçok şeyi değiştiriyor. Kimi zaman bütün düşüncelerim ördek bokuna bulaşmış oluyor. Ama bu, devrime mani değil.

“Siz hiç tan vakti gagalanarak uyandırıldınız mı? İnsanı özel hissettiriyor. Yatağımdan atlayıp havuzun kenarında beni bekleyen dostumun yanına yüzüyorum. Kendi tabutuma sırılsıklam uzanacağım hiç aklıma gelmemişti.”

Marşandiz Fanzin‘in 13. sayısına buralardan ulaşabilirsiniz.

Keyifli okumalar!

Devamı

Yeni Öykü: “Peri Botları ve Hatırlanamayan Bağcıklar”

Merhaba,

Severek takip ettiğim altZine‘ın Sonbahar 2017 tarihli yeni sayısında benim de bir öyküm var. “Su ve Renk” temalı bu sayıda yer almaktan büyük mutluluk duydum.

“Peri Botları ve Hatırlanamayan Bağcıklar” da tuhaf ve keyifli bir öykü oldu.

95. ülkede suyun rengi siyah. Tüm sorumlusu benim. Halk beni ve departmanımı istifaya davet ediyor. Şikâyet mektupları, hiç susmayan faks makinesi. Periler bir türlü kanalı değiştiremiyor. Öfkelerini hissediyorum.

Umarım sizler de keyifle okursunuz. Dergiye hemen buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Dergide benim de severek takip ettiğim pırıl pırıl yazarlar var. Onlara da mutlaka göz atmanızı öneriyorum.

Keyifli okumalar!

Devamı

Yeni Öykü: “Kanguru Zamanıyla Bir ya da İki Zıp”

Merhaba,

Bunu buradan duyurmak için biraz geç kaldım. Ama geçtiğimiz haziran ayında Kayıp Rıhtım Aylık Öykü Seçkisi, 8. yaşına girmişti.

Kayıp Rıhtım’ın en güzel yanı, asla bitmeyecekmiş hissi vermesi. Yıllar geçiyor, rıhtımın bazı kaynakları yosun tutuyor bazı köşeleri yeni baştan yeşeriyor ve çağ bir şekilde parmaklarımızın ucunda şekilleniyor. Kayıp Rıhtım Aylık Öykü Seçkisi de rıhtımın daima yeşeren köşelerinden. Her zaman orada. Haziran 2017 ile sekizinci yaşına basan bir canavar. Yürümeyi öğreneli çok oluyor. Artık koşuyor.

2009’dan beri orada öyküler anlatıyoruz. Buna inanmak güç, ama devam ediyor olması bana güç veriyor.

8. yılı yine özel bir projeyle karşıladık. Oğuz Atay‘ın “Ubor Metenga“sını öykülerimize taşıdık.

Herkesin kendi Ubor Metenga’sını anlattığı seçkiye, ben de Kanguru Zamanıyla Bir ya da İki Zıp adlı öykümle katıldım.

Kendisine buradan ulaşabilirsiniz.

Seçki‘deki diğer harika öykülere de mutlaka göz atın. Onlar da şurada.

Yakında yeniden görüşmek üzere!

Devamı

Yeni Öykü: “General Diştaşı’nın Patenli Örümcekleri”

Merhaba,

Marşandiz Fanzin‘in 4. yılını kutladığımız Temmuz 2017 tarihli 12. sayısında General Diştaşı’nın Patenli Örümcekleri adlı öykümle yer aldım. Oto teyplerinin hâlâ çalınabildiği güzel günlere, en sevdiğim çizgi filmlerden biriyle ışınlanmak istedim.

Zaman yolculuğu hâlâ bedava ve şatolar örümcek dolu.

Çizgi Filmleri Söndürme Komitesi’nin karargâhına bir gece yarısı baskını yapacağız. Ben şatodan gözüme kestirdiğim değerli eşyaları yürüteceğim, Sukubi de General’in malzeme dolabını soyacak. Dediğine göre Diştaşı’nın ekipmanlarından biri dişlerine takılan aygıtı çıkarmaya yarayabilirmiş. Şatoda kimlerin yaşadığını sorunca işte örümcekler, sinekler falan diyor.

Ben de şatoyu kısmen de olsa virane bir yer olarak hayal ediyorum. Öyle değilmiş.

Marşandiz Fanzin‘in 12. sayısına buralardan ulaşabilirsiniz.

Keyifli okumalar!

Devamı

“Niyet Tavşanlarının Düğünü” Lacivert Öykü ve Şiir Dergisi’nin 75. Sayısında

Merhaba,

Niyet Tavşanlarının Düğünü” adlı öyküyü yazmayı bitirdiğimde hayatım çok farklı bir noktaya doğru sürükleniyordu. Hikâye Lacivert Öykü ve Şiir Dergisi‘nin Mayıs-Haziran 2017 tarihli 75. sayısında yayınlandığında ise (yazımından yaklaşık 2 yıl sonra) ellerimin o kadar da boşlukta dalgalanmadığını fark ettim.

Bu açıdan niyet tavşanları önemliydi.

Tekrar dış dünyanın zifirine döndüm. Bu kesinlikle gecenin karanlığı değildi. Aslında her şey çok açıktı. Dünya ikiye bölünmüştü.

Bölünüp duran dünyaların arkasına sığınmaktan vazgeçtiğime memnunum. Ve bu öyküyü seviyorum.

Lacivert Öykü ve Şiir Dergisi, dopdolu bir sayıyla pek çok kitapçının rafında ışıldıyor. Şansıma, Bilge Karasu dosyasıyla birlikte. Dergiyi edinirseniz boksör tavşanlara niyet çektirmeyi de ihmal etmeyin. 75. sayının detayları şurada mevcut.

Yakında görüşmek üzere,

Selamlar!

Devamı

“Rutin Beyler’le Yüz Yıl Daha” CosmicZion Zine’da!

Merhaba,

Kule sık sık unutuluyor ama öyküler hâlâ akıllarda. Mitoloji, uzay ve fantastik edebiyat fanzini Cosmiczion Zine‘ın 3. sayısı “Kibele“ye ithafla dünyaya geldi.

İçinde “Rutin Beyler’le Yüz Yıl Daha” adlı kısa hikâyem de var. İçinde kalbimi durduracak kadar güzel şeyler var.

Rutinlere güveniyorum ve Cosmic şeyleri seviyorum.

CosmicZion Zine‘ın 3. sayısına pek çok şehirden ulaşabilirsiniz. Detaylar şurada.

Burayı yakında daha güncel kullanmayı umuyorum.

Görüşmek üzere!

Devamı

Yeni Öykü: “Kafamın İçindeki Sülükler”

marsandiz11-ust

Merhaba,

Marşandiz #11‘de “Kafamın İçindeki Sülükler” var. O kasabaya gitmeyi seviyorum. O çocukları yakından tanıdım.

Belki siz de seversiniz.

“Yıllar önce doğru yerde, doğru zamanda yaşasaydı, aklının yerinde olduğu anlar verdiği emirlerle dünyanın akışını değiştirebilirdi.

Yanlış yerde, yanlış zamandaydık. Çırpınmaya devam ettik.”

Marşandiz #11‘i şuralardan edinebiliyorsunuz.

Yakında yeniden görüşeceğiz!

Devamı

“Korsan Mavisi” CosmicZion Zine’da!

cosmiczion-zine-2

Merhaba,

Burayı uzun süredir güncellemiyordum. Belki denk gelmişsinizdir, mitoloji, uzay ve edebiyat fanzini Cosmiczion Zine‘ın “Odin” temalı ikinci sayısı çıktı.

İçinde benim de “Korsan Mavisi” adlı ufak bir öyküm var.

Tren geçitlerinin altında korsan sidi satan abileri özlüyorum.

CosmicZion Zine‘ın 2. sayısına pek çok şehirden ulaşabilirsiniz. Detaylar şurada.

Görüşmek üzere!

Devamı

“Gökyüzüne Nalları Dikmek” Post Öykü’de!

postoyku2-6

Merhaba,

Post Öykü‘nün Eylül-Ekim 2016 tarihli yeni sayısında benim de bir öyküm var: “Gökyüzüne Nalları Dikmek

Bir anda gelişen, ama beni çok mutlu eden bir öyküydü. Ayrıca yeniden Post Öykü‘de olmak çok güzel.

Metin’e ben de güvenirim. Ama anlattıklarının tek bir kelimesine bile inanmadım.

Yeni sayının detaylı bilgisine buradan ulaşabilirsiniz.

Görüşmek üzere!

Devamı