Yeni Öykü: “Peri Botları ve Hatırlanamayan Bağcıklar”

Merhaba,

Severek takip ettiğim altZine‘ın Sonbahar 2017 tarihli yeni sayısında benim de bir öyküm var. “Su ve Renk” temalı bu sayıda yer almaktan büyük mutluluk duydum.

“Peri Botları ve Hatırlanamayan Bağcıklar” da tuhaf ve keyifli bir öykü oldu.

95. ülkede suyun rengi siyah. Tüm sorumlusu benim. Halk beni ve departmanımı istifaya davet ediyor. Şikâyet mektupları, hiç susmayan faks makinesi. Periler bir türlü kanalı değiştiremiyor. Öfkelerini hissediyorum.

Umarım sizler de keyifle okursunuz. Dergiye hemen buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Dergide benim de severek takip ettiğim pırıl pırıl yazarlar var. Onlara da mutlaka göz atmanızı öneriyorum.

Keyifli okumalar!

Devamı

Yeni Öykü: “Kanguru Zamanıyla Bir ya da İki Zıp”

Merhaba,

Bunu buradan duyurmak için biraz geç kaldım. Ama geçtiğimiz haziran ayında Kayıp Rıhtım Aylık Öykü Seçkisi, 8. yaşına girmişti.

Kayıp Rıhtım’ın en güzel yanı, asla bitmeyecekmiş hissi vermesi. Yıllar geçiyor, rıhtımın bazı kaynakları yosun tutuyor bazı köşeleri yeni baştan yeşeriyor ve çağ bir şekilde parmaklarımızın ucunda şekilleniyor. Kayıp Rıhtım Aylık Öykü Seçkisi de rıhtımın daima yeşeren köşelerinden. Her zaman orada. Haziran 2017 ile sekizinci yaşına basan bir canavar. Yürümeyi öğreneli çok oluyor. Artık koşuyor.

2009’dan beri orada öyküler anlatıyoruz. Buna inanmak güç, ama devam ediyor olması bana güç veriyor.

8. yılı yine özel bir projeyle karşıladık. Oğuz Atay‘ın “Ubor Metenga“sını öykülerimize taşıdık.

Herkesin kendi Ubor Metenga’sını anlattığı seçkiye, ben de Kanguru Zamanıyla Bir ya da İki Zıp adlı öykümle katıldım.

Kendisine buradan ulaşabilirsiniz.

Seçki‘deki diğer harika öykülere de mutlaka göz atın. Onlar da şurada.

Yakında yeniden görüşmek üzere!

Devamı

Yeni Öykü: “General Diştaşı’nın Patenli Örümcekleri”

Merhaba,

Marşandiz Fanzin‘in 4. yılını kutladığımız Temmuz 2017 tarihli 12. sayısında General Diştaşı’nın Patenli Örümcekleri adlı öykümle yer aldım. Oto teyplerinin hâlâ çalınabildiği güzel günlere, en sevdiğim çizgi filmlerden biriyle ışınlanmak istedim.

Zaman yolculuğu hâlâ bedava ve şatolar örümcek dolu.

Çizgi Filmleri Söndürme Komitesi’nin karargâhına bir gece yarısı baskını yapacağız. Ben şatodan gözüme kestirdiğim değerli eşyaları yürüteceğim, Sukubi de General’in malzeme dolabını soyacak. Dediğine göre Diştaşı’nın ekipmanlarından biri dişlerine takılan aygıtı çıkarmaya yarayabilirmiş. Şatoda kimlerin yaşadığını sorunca işte örümcekler, sinekler falan diyor.

Ben de şatoyu kısmen de olsa virane bir yer olarak hayal ediyorum. Öyle değilmiş.

Marşandiz Fanzin‘in 12. sayısına buralardan ulaşabilirsiniz.

Keyifli okumalar!

Devamı

“Niyet Tavşanlarının Düğünü” Lacivert Öykü ve Şiir Dergisi’nin 75. Sayısında

Merhaba,

Niyet Tavşanlarının Düğünü” adlı öyküyü yazmayı bitirdiğimde hayatım çok farklı bir noktaya doğru sürükleniyordu. Hikâye Lacivert Öykü ve Şiir Dergisi‘nin Mayıs-Haziran 2017 tarihli 75. sayısında yayınlandığında ise (yazımından yaklaşık 2 yıl sonra) ellerimin o kadar da boşlukta dalgalanmadığını fark ettim.

Bu açıdan niyet tavşanları önemliydi.

Tekrar dış dünyanın zifirine döndüm. Bu kesinlikle gecenin karanlığı değildi. Aslında her şey çok açıktı. Dünya ikiye bölünmüştü.

Bölünüp duran dünyaların arkasına sığınmaktan vazgeçtiğime memnunum. Ve bu öyküyü seviyorum.

Lacivert Öykü ve Şiir Dergisi, dopdolu bir sayıyla pek çok kitapçının rafında ışıldıyor. Şansıma, Bilge Karasu dosyasıyla birlikte. Dergiyi edinirseniz boksör tavşanlara niyet çektirmeyi de ihmal etmeyin. 75. sayının detayları şurada mevcut.

Yakında görüşmek üzere,

Selamlar!

Devamı

“Rutin Beyler’le Yüz Yıl Daha” CosmicZion Zine’da!

Merhaba,

Kule sık sık unutuluyor ama öyküler hâlâ akıllarda. Mitoloji, uzay ve fantastik edebiyat fanzini Cosmiczion Zine‘ın 3. sayısı “Kibele“ye ithafla dünyaya geldi.

İçinde “Rutin Beyler’le Yüz Yıl Daha” adlı kısa hikâyem de var. İçinde kalbimi durduracak kadar güzel şeyler var.

Rutinlere güveniyorum ve Cosmic şeyleri seviyorum.

CosmicZion Zine‘ın 3. sayısına pek çok şehirden ulaşabilirsiniz. Detaylar şurada.

Burayı yakında daha güncel kullanmayı umuyorum.

Görüşmek üzere!

Devamı

Yeni Öykü: “Kafamın İçindeki Sülükler”

marsandiz11-ust

Merhaba,

Marşandiz #11‘de “Kafamın İçindeki Sülükler” var. O kasabaya gitmeyi seviyorum. O çocukları yakından tanıdım.

Belki siz de seversiniz.

“Yıllar önce doğru yerde, doğru zamanda yaşasaydı, aklının yerinde olduğu anlar verdiği emirlerle dünyanın akışını değiştirebilirdi.

Yanlış yerde, yanlış zamandaydık. Çırpınmaya devam ettik.”

Marşandiz #11‘i şuralardan edinebiliyorsunuz.

Yakında yeniden görüşeceğiz!

Devamı

“Korsan Mavisi” CosmicZion Zine’da!

cosmiczion-zine-2

Merhaba,

Burayı uzun süredir güncellemiyordum. Belki denk gelmişsinizdir, mitoloji, uzay ve edebiyat fanzini Cosmiczion Zine‘ın “Odin” temalı ikinci sayısı çıktı.

İçinde benim de “Korsan Mavisi” adlı ufak bir öyküm var.

Tren geçitlerinin altında korsan sidi satan abileri özlüyorum.

CosmicZion Zine‘ın 2. sayısına pek çok şehirden ulaşabilirsiniz. Detaylar şurada.

Görüşmek üzere!

Devamı

“Gökyüzüne Nalları Dikmek” Post Öykü’de!

postoyku2-6

Merhaba,

Post Öykü‘nün Eylül-Ekim 2016 tarihli yeni sayısında benim de bir öyküm var: “Gökyüzüne Nalları Dikmek

Bir anda gelişen, ama beni çok mutlu eden bir öyküydü. Ayrıca yeniden Post Öykü‘de olmak çok güzel.

Metin’e ben de güvenirim. Ama anlattıklarının tek bir kelimesine bile inanmadım.

Yeni sayının detaylı bilgisine buradan ulaşabilirsiniz.

Görüşmek üzere!

Devamı

Yeni Öykü: “Ölü Dalgıcın Sohbaharı”

marsandiz10-ust

Marşandiz #10‘un heyecanını yaşamaya devam ediyoruz. Yeni sayıda “Ölü Dalgıcın Sonbaharı” adlı öykümle yer alıyorum.

Bu öyküyü gerçekten seviyorum. İyi ya da kötü olup olmadığı hakkında fikrim yok, ama hissettiğim çok fazla şeyi ölü bir dalgıçta bulduğumu söyleyebilirim.

Ormana hoş geldin, diyor. Burası beni öldüreceğin yer. Eve muzaffer dönüşünün kapısı. Yılanların çirkin korusu. Eski balinanın çaresiz midesi. Korsanların, yeni nesil dalgıçların ve iyi aile babalarının gözde mezarlığı. Hazine haritalarının hevesli çarpısı. Burada kimse gerçeksafsatasının arkasına saklanmaz. Okyanusa hoş geldin.

Marşandiz #10‘u şuralardan edinebiliyorsunuz.

Görüşmek üzere!

Devamı

Yeni Öykü: “Beşler Bom!”

kayis-baldur

Merhaba,

Kayıp Rıhtım Aylık Öykü Seçkisi‘nin 7. yıl özel sayısında tema “Türk Mitolojisinin Unutulanları” idi. 13 yazar, 13 çizer, 13 de mitolojik yaratık vardı. Bu özel sayıda Kayış Baldur adlı canavarı anlattım. Aslı Ekim de harika bir illüstrasyonla öyküme eşlik etti.

“Beşler Bom!”u Öykü Seçkisi üzerinden okumak için buraya, Kule üzerinden okumak içinse buraya tıklayabilirsiniz.

“Sonra sokak lambaları yandı. Tane tane. Artık, biraz daha oynayalımcılar bile evlerine dönmüştü.

O dönmedi. Tüm bunlar da onunla alakalı.”

Keyifli okumalar!

kayis-baldur-asli-ekim

(Çizim: Aslı Ekim)
Görsele tıklayarak resmi büyütebilirsiniz.

Devamı

“Mikrodalgada Bebek Mırıltıları” Post Öykü’de!

Post-Oyku-2.4-ust

Merhaba,

Post Öykü‘nün Mayıs-Haziran 2016 tarihli son sayısında yeni bir öyküm yayınlandı: “Mikrodalgada Bebek Mırıltıları“.

Atlas, Çanak Anten Nedir Bilmiyordu‘dan sonra Post’ta yayınlanan ikinci öyküm. O yüzden oldukça değerli. Post’u çok seviyorum, öykü üzerine kafa yoran samimi bi yapım. Umarım siz de sever ve en az benim kadar mikrodalgalara tuhaf bakarsınız.

“Bir flaş çaktı. Fırının kapağını açıyor, hafif kızarmış bebeğin üstüne ince uçlu bir fırçayla sos sürüyordum. Hayır, lütfen. Bu delilik benim değil, onundu. Hâlâ bana bakıyordu. Bakışlarının ucunda bir kusmuk birikintisine dönüşene kadar kustum.

Bu delilik benim değildi ve işte bunu da böylece ispat ettim. Sonsuza kadar kusmaya devam ederek.”

Post 2.4’e ulaşabileceğiniz noktalar hakkındaki bilgiler burada.

Yakında görüşmek üzere!

Post-Oyku2.4

Devamı

Yeni Öykü: “Bir Cikletin Tanrısı”

marsi9ön-ust

Yaklaşık bir yıl sonra Marşandiz‘in Kaşıkadası Zombileri Özel Sayısı ile geri döndük.

Makinistler olarak Kaşıkadası’nda geçen zombi hikâyeleri anlattık. “Bir Cikletin Tanrısı” adlı öykümle Kaptan Kanca ve kızı Beril’in misafiriydim. Üzerinde oynamaya çokça zaman bulduğum, keyifli ve biraz da sancılı bir öykü oldu.

“Sudan çıkıp ciklete kafa üstü dalan balıklar, Beril'in küçük dünyasının nadide misafirleri olur. Balık son nefesini verene kadar sakızı muhafaza ve müdaafa eder. Tutulan boyunlar ya da eksik kalan soluklar hiç önemli değildir. Öyle anlarda Beril, yarattığı dünyanın tanrısı olur.”

Marşandiz Fanzin #9‘a buralardan ulaşabilirsiniz.

Bizi yalnız bırakmayın!

Devamı